Arnavutluk Bunkerleri

2.Dünya Savaşı sırasında işgal altındaki Arnavutluk’a kurtarma amaçlı Sovyet askeri girmezken, Enver Hoca’nın liderliğini yaptığı partizanlar önce İtalyan sonra da Alman askerlerini ülkeden çıkararak işgali kendi başlarına sonlandırdı.

Savaştan sonra kurulan Halk Cumhuriyeti ile ülkede sosyalist bir idare kuruldu. Liderliğini Enver Hoca’nın yaptığı Arnavutluk, Varşova Paktı’na katılarak Sovyetlerle önemli bir işbirliği içine girdi. Enver Hoca kendisine rol model olarak seçtiği Stalin’in izinden gidiyordu. Ancak Stalin’in ölümü ile değişen politikalarda Sovyetlere karşı en başından beri Çin’in yanında saf tutan neredeyse tek ülkeydi. Bu karar sonrası Sovyetler, Arnavutluk ile ilişkilerini kesti. Arnavutluk da Varşova Paktı’ndan çıkarak tepkisini gösterdi. Sovyetlerin ülkedeki boşluğunu Çin doldurdu. Ancak Mao Zedong’un ölümüyle bu sefer Çin ile olan ilişkiler kesilerek Arnavutluk tam anlamıyla dış dünyadan soyutlandı.

Bu değişen politik tavır ile küçük bir ülke olan Arnavutluk düşmanların arasında bir başına kalmıştı. Büyük devlere kafa tutulması ve zaten ilişkilerin pek iyi olmadığı komşu ülkeler (Yugoslavya ve Yunanistan) nedeniyle ülkenin bir işgale maruz kalacağı endişesi belirdi.

Olası bir işgale karşı durmak için çalışmalar başlatıldı. 2.Dünya Savaşı’ndan gelen tecrübeler ile yaşanacak bir savaş Arnavutluk için tam anlamıyla bir halk savaşı anlamına geliyordu. Partizan geleneklerde düşmanın, ülke içinde her yerde karşılanması ve her vatandaşın bir asker olduğunu anlayışı hakimdi. Bunun için 1967 yılında ülkedeki neredeyse her yere bunkerler inşa edilmeye başlandı. Enver Hoca’nın ölümünden 1 yıl sonra program terk edildiğinde ülke çapında yaklaşık 700 bin bunker vardı.

Arnavutluk gibi bir ülke için çok ciddi olan bu rakam, ülkede önemli bir inşaat maliyeti, kaynakların harcanması ve vatandaşlar için önemli bir konut sıkıntısını doğurdu. Bunkerler 1990’lardaki Balkan çatışmaları dışında da hiçbir zaman amaçlandığı şekilde kullanılamadı. Ülkede demokrasiye geçilmesi ile bu bunkerler değişik şekilde halk tarafından kullanıldı.

Genellikle şehirlerdekiler yıkılırken, kırsal alandakiler yıkımlarının zor ve maliyetli olması nedeniyle öylece bırakıldı. Bunkerlerde Maginot Hattından 3 kat daha fazla beton kullanılmıştı Günümüzde evsizlere barınma alanları, dükkan, kafe, hayvan barınağı olarak kullanılan bunkerler son olarak da turizm amaçlı değerlendirilmesi gündemdedir. Ayırıca yapılış amacına ters bir şekilde ülkeye konuşlanan NATO üssü tarafından da bir müddet kullanılmıştır.

Bağlantılı Linkler

www.atlasobscura.com

Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.
Şehmus Kızılkan

Şehmus Kızılkan

Yüksek Lisans öğrencisiyim. Güncel siyasi olaylardan ziyade Ortadoğu başta olmak üzere bölgelerin tarih, coğrafya, kültür konuları ilgi alanımdır.
Şehmus Kızılkan

Latest posts by Şehmus Kızılkan (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ölüm Otobanı

Duralüminyum ve Askeri Havacılık