Cehennem Melekleri: Einsatzgruppen

İkinci Dünya Savaşı esnasında işgal atındaki bölgelerde terör estiren ve adı birçok sivil katliam olayına karışan Einsatzgruppen, karıştığı insanlık suçları nedeniyle tarih kitaplarında kötü bir şöhrete sahiptir. Ağırlıklı olarak Polonyalıları, Romanları, Yahudileri ve siyasi muhalifleri hedef alan birim, özellikle Doğu Avrupa’da faaliyet göstermiştir. Savaşın başlarında Wehrmacht’a lojistik ve istihbarat sağlamakla görevlendirilse de Sovyetler Birliği’nin işgaliyle birlikte misyonu değişmiştir.

Kuruluşu ve T4 Operasyonu

Einsatzgruppen, Gestapo Başkanı Reinhard Heydrich tarafından kuruldu ve ilk olarak Mart 1938’de Avusturya’nın ilhakı esnasında devlet binalarındaki dokümanları ele geçirmekle görevlendirildi. Münih Antlaşması’yla birlikte Çekoslovakya’ya bağlı olan Südet topraklarının Almanya’ya verilmesiyle de bu bölgeye konuşlandırıldı. Burada on bine yakın Çek muhalif tutuklandı ve sorgulamaya tabii tutuldu. T4 Operasyonu olarak bilinen ve Alman ırkının ıslah edilmesi amacını güden planın en büyük uygulayıcısı oldu ve hem Almanya hem de daha sonra ele geçirilen bölgelerde yaşayan fiziksel-zihinsel engelli, homoseksüel ve akıl sağlığı yerinde olmayan insanların infazından sorumlu oldu.

Reinhard Heydrich

Savaş Yılları

Almanya’nın 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etmesiyle birlikte Einsatzgruppen, işgalde görev aldı ve Wehrmacht’a lojistik bilgi aktarımında bulundu. İşgal bölgelerinde orduyla koordineli bir biçimde hareket eden birim, savaş esnasında esir alınan Polonyalıları bilgi toplamak amacıyla sorguladı. Sokaklarda asayişi sağlamak amacıyla halka açık infazlar gerçekleştirdi. 1939 yılının sonuna kadar toplamda altmış beş bin Polonyalı sorgulandı ve öldürüldü. Yanı sıra Polonya’da yaşayan Yahudiler, Romanlar ve engelli insanlar da hedef alındı ve T4 Operasyonu’nun bir parçası olarak infaz edildi. Resmi olarak orduya bağlı olmasına rağmen emirlerin çoğunu Reinhard Heydrich’ten aldı ve bir süre sonra ordudan bağımsız hareket etmeye başladı. Orduda, Einsatzgruppen’ın insanlık dışı uygulamalarından rahatsız olanlar vardı. Örneğin Wehrmacht bünyesinde görev yapan Generaloberst Johannes Blaskowitz, işlenen suçlardan ötürü Adolf Hitler’e bir şikayet mektubu yolladı. Savaş esnasında bu tür olayların olabileceğini ve ordu içerisinde ayrışmaların olmaması gerektiğinden söz eden Hitler, Blaskowitz’in mektubuna olumsuz yanıt verdi. Polonya’nın işgalinin tamamlanmasının ardından SSCB ile yapılan anlaşmadan ötürü Polonya topraklarının doğusu SSCB kontrolüne girdi.

Polonya’nın işgali esnasında Danzig’e giren Alman birlikleri.

13 Mart 1941’de Adolf Hitler, olası bir Sovyet savaşına karşı Einsatzgruppen’ı görevlendirdi ve Sovyet topraklarında gerçekleştirilecek olan infazlardan dolayı birimin yargılanmayacağını bildirdi. 30 Mart’ta ordu ve SS mensuplarıyla bir toplantı gerçekleştirildi ve toplantıda SSCB’ye yönelik işgal planları üzerinde duruldu. Toplantıda yer alanlardan biri olan General Franz Halder, toplantıda konuşulan konuları şu sözlerle açıkladı:

“Komünizm gelecekteki en büyük tehlike ve biz bu ideolojinin mensuplarını etkisiz hale getirmek için mücadele etmeliyiz. Düşmanı yenmekle kalmamalıyız, aynı zamanda Bolşevizmi Rus topraklarından arındırmalıyız. Doğuda yapılacak olan savaş batıdakinden daha sert olacak ve yıllardır halka komünizmi dayatan politik komiserler, siyasetçiler ve aktivistler imha edilmek zorunda kalınacak…”

General Halder, konuşmasında Yahudilerden hiç bahsetmemiş olsa da Alman tarihçi Andreas Hillgruber, asıl hedeflerden birinin de Yahudiler olduğunu vurgulamıştır. Nitekim işgal başladıktan sonra hakimiyet altına alınan bölgelerde ikamet eden Yahudiler kurşuna dizilmek suretiyle infaz edilmiştir. Toplam üç bin kişiden oluşan birim, infaz faaliyetlerinin yanı sıra devlet binalarının ele geçirilmesinde de görev aldı. 2 Temmuz 1941 tarihinde Heydrich, tüm üst ve orta düzey devlet yetkililerin infaz edilmesini emretti. Bu emir; yerel yöneticileri, gazetecileri, parti üyelerini ve sosyalist aktivistleri de kapsıyordu. 8 Temmuz günü de, Sovyet topraklarında yaşayan ve 15 ila 45 yaş aralığındaki tüm Yahudi erkekler operasyon kapsamında suçlu ilan edildi ve vurulmaları emredildi. Nürnberg Yasaları’nda ırksal temizlik için koyulan şartların çoğu Sovyet topraklarında geçersiz sayıldı ve daha katı bir ırk politikası benimsendi.

Litvanya’da gerçekleştirilen bir infaz.

İnfazlara Litvanya, Ukrayna ve Letonya’da da devam edildi. Barbarossa Operasyonu’nun ilk haftalarında infaz edilen Yahudi sayısı on binlere ulaştı ve savaş boyunca katlanarak gitti.

Ukrayna’da kurşunlanan kurbanlar.

Einsatzgruppen’ın Eylül 1941’de yayınladığı durum raporu neticesinde Polonya ve Ukrayna’da toplama kampları inşa edilmeye başlandı. Einsatzgruppen, en büyük infazlarından birini 29-30 Eylül 1941’de Babi Yar’da gerçekleştirdi. Friedrich Jeckeln komutasındaki Einsatzgruppen birimleri iki günde 33.771 kişiyi öldürerek büyük bir katliama imza attı.

Babi Yar Katliamı.

Alman tarihçiler Klaus-Michael Malmann ve Martin Cüppers’in yaptığı araştırmaya göre bu birim, Doğu Avrupa’nın yanı sıra Yunanistan ve Ortadoğu’da görev yapmıştır. Yunanistan’ın işgalinin ardından burada yaşayan Yahudileri tespit ettiler ve toplama kamplarına sevk ettiler. Ardından Mısır’a nakledildiler, eski Irak başbakanı Reşid Ali Geylani ve Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyni’nin antisemitist söylevleri neticesinde destek buldular ve itibar elde ettiler.

Yargılamalar

Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından Einsatzgruppen üyeleri, Müttefiklerin öncülüğünde gerçekleştirilen Nürnberg Mahkemeleri’nde yargılandı. Savaş ve insanlığa karşı işlenen suçlardan ötürü birçok üye idam cezasına çarptırıldı ya da ömür boyu hapse mahkum edildi. Sanıklardan biri olan SS-Gruppenführer Otto Ohlendorf, savaş esnasında doksan bin Yahudi’yi öldürdüğünü itiraf etti.

Otto Ohlendorf

SS-Standartführer Karl Jager’ın, Mart 1959’da ortaya çıkan belgeler neticesinde soykırım suçuna karıştığı teyit edildi ve idam cezasına çarptırıldı. Hohenasperg hapishanesinde tutulduğu esnada intihar etti. Einsatzgruppen hakkında ortaya çıkarılan belgeler arasında en ilginci de Denizaslanı Harekatı’na ilişkin olan plandır. Planda, Denizaslanı Harekatı’nın başarılı olması halinde bu birimin İngiltere’ye yollanacağı ve başta Winston Churchill olmak üzere birçok İngiliz yöneticinin infazında görev alacağı yazmaktadır.

Kaynakça

Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.
Alp Emeç
Tarih, siyaset ve diplomasi konularıyla ilgileniyorum. Bu süreçte edindiğim bilgileri yazıya dökerek yayımlamaktayım. Lise öğrencisiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İmparatorluk Yeniden İnşa Ediliyor: İtalya’nın Arnavutluk’u İşgali

Basil H. Liddell Hart: Teorilerinin Modern Savaşa Uygulanabilirliği