İmparatorluk Yeniden İnşa Ediliyor: İtalya’nın Arnavutluk’u İşgali

İtalya, Benito Mussolini’nin emperyal hedefler gütmesi ve Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurma isteğinin bir sonucu olarak Etiyopya’dan sonra Arnavutluk’a gözünü dikti. Arnavutluk, coğrafi konumu nedeniyle İtalya için stratejik bir öneme sahipti. Tarihsel olarak bakıldığında, Osmanlı devrinde Arnavut ayaklanmaları Avrupa’da geniş yankı buldu. İngiltere ve Fransa’nın Balkan coğrafyasında hegemonya kurmasını istemeyen İtalya ve Avusturya-Macaristan da bu ayaklanmaları destekledi. Birinci Dünya Savaşı esnasında İtalya, otorite boşluğundan yararlanarak Arnavutluk’un güneyini işgal etme fırsatını elde etse de bölgedeki Arnavutların sert isyanı sonrası 1920’de geri çekilmek zorunda kaldı. Bu başarısızlığı telafi etme arzusu, Mussolini’nin en önem verdiği dış politika hamlelerinden biri oldu.

Benito Mussolini (1883-1945)

Arka Planı

Mussolini’den önce de İtalyan milliyetçileri için Roma İmparatorluğu’nun yegane parçası olarak görülen Arnavutluk, zamanla İtalyan kamuoyunda daha çok yer bulmaya başladı. Arnavutların genetik ve kültürel mirasının İtalyanlara benzediği iddiasıyla olası bir ilhakın meşruiyetine ortam hazırlandı. Mussolini iktidara geldikten sonra, birçok İtalyan şirketini Arnavutluk pazarına yönlendirdi ve ilk olarak iktisadi alanda kendisine bağlamaya çalıştı. 1926 ve 1927’de yapılan ticaret anlaşmaları ile İtalyan ekonomisi iyice Arnavutluk’a nüfuz etti. Arnavutluk’un ithalatının üçte birini İtalyan malları oluşturdu.  Ardından Arnavutluk Kraliyet Ordusu’nu İtalyan subaylar eğitmeye başladı. Bu gelişmelerden rahatsız olan Arnavutluk Kralı I. Zog, İtalyan baskısına boyun eğmeyi reddetti.

Arnavutluk Kralı I. Zog

1931’de, 1926 yılında yapılan ticaret anlaşmasını yenilemeyerek tepkisini gösterdi. Yugoslavya ve Yunanistan ile olan ticari ilişkilerini geliştirerek İtalya’ya gözdağı verdi. İtalya da bu olay üzerinde Arnavutluk kıyılarına İtalyan savaş gemilerini yanaştırdı fakat anlaşmanın yenilenmesini sağlayamadı. Aynı dönemde Nazi Almanyası, Avusturya’yı ve Çekoslavakya’nın Südet bölgesini ilhak ederken; İtalya, Arnavutluk üzerinde yeteri kadar baskı kuramadı. Ekonomik yollar ile baskı altına almanın işe yaramadığını gören Mussolini, Arnavutluk’a yönelik direkt işgal planını düşünmeye başladı. Bu planından ötürü İtalya Kralı III. Vittorio Emanuele tarafından sert bir muhalefetle karşılaştı.

İtalya Kralı III. Vittorio Emanuele

Kral, bu ilhakın manasız olduğu ve ekonomik olarak hiçbiri getirisi olmayacağı kanısındaydı. Ancak Mussolini, kararından caymayarak 25 Mart 1939 tarihinde Arnavutluk hükumetine ültimatom verdi. Ültimatoma göre İtalya, Arnavutluk’u hakimiyeti altına alacak ve Kral I. Zog ülkeden ayrılacaktı. Ayriyeten kralın ailesine bir miktar da para verilecekti. Arnavutluk hükumeti ültimatom haberini kamuoyundan bir süre gizlemeye çalıştıysa da İtalyan gazetelerinde boy boy yayınlanmasından ötürü Arnavutluk halkı sokaklara döküldü. Başkent Tiran’da İtalyanlara yönelik protesto mitingleri yapıldı. 6 Nisan’da, İtalyan Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçaklar Avlonya ve Durres kentlerinin üzerinde uçarak broşürler attı. Broşürün içeriği, halkın işgale boyun eğmesinin Arnavutluk’a büyük fayda sağlayacağı yönündeydi. Arnavut hükumeti tarafından komünist esirlerin hepsi serbest bırakıldı ve direniş birlikleri oluşturuldu. Yanı sıra hükumette istifa edip ülkeyi terk eden bakanlar da vardı. Kral I. Zog, halka hitap ederek işgale karşı boyun eğilmeyeceğini söyledi.

Durres Savaşı

İtalyan Silahlı Kuvvetleri, 22.000 İtalyan askerini General Alfredo Guzzoni yönetiminde Arnavutluk’u işgal etmek üzere görevlendirdi. Deniz kuvvetleri tarafından da torpido botları ve kruvazörler ile desteklendi. Arnavutluk güçleri ise İtalya’ya nazaran oldukça yetersizdi. Sadece 500 asker, 4 devriye botu ve gönüllülerden oluşan birlikler; işgale karşı koymak amacıyla görevlendirildi. 6 Nisan sabahı işgal resmen başladı ve İtalyan savaş gemileri Durres’e demir atarak çıkartma yaptı.

İtalya-Arnavutluk haritası

Yapılan ilk iki çıkartmaya Arnavutluk güçleri tarafından aniden karşılık verildi. Yoğun makineli tüfek saldırısı altında kalan İtalyan askerleri geri çekilmeye zorlandı. Bu geri çekilmeye İtalyan donanması karşı koydu ve kıyıyı yoğun bombardımana tutarak Arnavutluk tarafına ağır hasar verdi. Saatlerce süren savaşın ardından İtalyanlar büyük ilerleme kaydetti ve Durres’in önemli bir kısmını hakimiyet altına aldı. Sevk edilen tank ve piyadeler işgali kolaylaştırdı. Bu savaşta Arnavutlar 51 askerini kaybederken, İtalyanlar kendi verilerine göre 25 askerini kaybetti. (Arnavutluk tarafı ölen İtalyanların 400 civarında olduğunu iddia etmektedir.) Durres tam manasıyla kontrol altına alındıktan sonra İtalyan birlikleri, başkent Tiran’a doğru hareket etmeye başladı. Durres’teki direniş, bu işgal sırasında İtalyanların en ağır kaybı verdiği çatışma oldu.

İtalyan ordusu Arnavutluk’ta.

Tiran ve İşkodra’nın İşgali

İşgal, sabaha karşı başlamış ve saat 13.30’da tüm Arnavutluk limanları İtalyanlar tarafından kontrol altına alınmıştı. Haberi alan Kral I. Zog, ailesi ve bir miktar altınla birlikte Yunanistan’a kaçmak zorunda kaldı. İlerleyişini sürdüren İtalyan birlikleri, başkent Tiran’ı sert bir direnişle karşılaşmadan işgal etmeye başladı ve hükumet binalarını ele geçirdi. Tiran da kontrol altına alındıktan sonra İşkodra, Fier ve Elbasan’a hareket edildi. Fier ve Elbasan kolaylıkla ele geçirildiyse de İşkodra ancak 12 saat sonra kontrol altına alınabildi. Rozafa Kalesi’ne sığınan iki Arnavut subayı, ateşkes çağrısını reddedip mühimmatları bitene kadar savaştıysa da saatler süren çatışmanın ardından İşkodra ele geçirildi. 12 Nisan günü Arnavut parlamentosu, krallık tacını III. Vittorio Emanuele’ye takdim etti ve ülkenin İtalya ile birleşmesini onayladı. Başbakanlığa Arnavutluk’un en büyük toprak sahibi olan Şevket Verlaci, valiliğe ise Francesco Jacomoni atandı.

İtalyan işgali esnasında kullanılan bayrak

İşgalin Sonrası

Çoğu askeri tarihçiye göre bu işgal, kötü planlanmış fakat Arnavut ordusunun zayıflığından dolayı başarıya ulaşmıştı. İtalyan Dışişleri Bakanı ve Mussolini’nin damadı Galeazzo Ciano’nun asistanı Filippo Anfuso, işgal hakkında “Eğer Arnavutlar sağlam bir orduya sahip olsalardı, bizi Adriyatik’e kadar sürüklerlerdi.” sözlerini sarf etmiştir.

Arnavutluk’un işgaline dair bir afiş

15 Nisan 1939’da İtalyan işgalindeki Arnavutluk, Milletler Cemiyeti’nden ayrıldı. Arnavutluk ordusu, İtalya Silahlı Kuvvetleri’ne bağlandı ve Arnavutlardan oluşan lejyonlar kuruldu. Ekonomi tamamen İtalyan hükumeti tarafından kontrol edilmeye başlandı. Arnavutluk’un başta petrol olmak üzere tüm yer altı kaynakları İtalyan şirketleri tarafından kullanıldı. II. Dünya Savaşı esnasında da Mussolini tarafından askeri üs olarak kullanıldı ve sınırındaki Yunanistan’ın işgaline tanık oldu. Eylül 1943’te İtalya’nın Müttefik devletler karşısında aldığı yenilgiden sonra Almanya’nın kontrolü altına girdi. Savaşın ilerleyen dönemlerinde Almanların güç kaybetmesiyle Arnavut komünist partizanlar geniş çaplı bir direniş hareketi başlattı ve ülkedeki işgalci kuvvetlere karşı bağımsızlık mücadelesi verdi. Mücadelenin başarıya ulaşmasıyla partizanların lideri konumunda olan Enver Hoca, savaş sonrası Arnavutluk’un ilk devlet başkanı seçildi.

Kaynakça

Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.
Alp Emeç
Tarih, siyaset ve diplomasi konularıyla ilgileniyorum. Bu süreçte edindiğim bilgileri yazıya dökerek yayımlamaktayım. Lise öğrencisiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Suikastler Silsilesi: Nemesis Terörü

Cehennem Melekleri: Einsatzgruppen