Yunan F-4E Phantom uçakları, Türk F-16’larını Amraam füzesi ile vurabilirler mi?

F-4 Phantom’un hava kuvvetleri için özel olarak üretilen modeli olan F-4E modeli, NATO üyesi olan bir çok ülke tarafından hatta Japonya tarafından bile tercih edilen (F-4EJ modeli) gerçek anlamda efsane bir uçaktır ve insanoğlu tarafından bu güne kadar üretilen, bana göre en başarılı savaş uçağıdır. A-7 Corsair uçağını saymazsak (çünkü A-7 bir dedicated saldırı uçağıdır), F-4 Phantom, hem Amerikan Hava Kuvvetleri, hem Amerikan Donanması, hem de Amerikan Deniz Piyadeleri tarafından kullanılan ilk ve tek uçaktır. Normalde sizin de bildiğiniz gibi, bir uçak ya hava kuvvetleri için (örnek F-15, F-16, F-22), ya donanma için (örnek F-14), ya da deniz piyadeleri için üretilir (örnek F-35B). Ama F-4 Phantom, bu üç kuvvet tarafından da kullanılmıştır. Tıpkı İsviçre çakısı gibi çok yönlü bir uçaktır. Vietnam savaşından birinci körfez savaşına kadar USAF tarafından aktif olarak kullanılmışlardır. Bana göre, Mitsubishi Zero, F-104 ve F-16 ile birlikte askeri havacılığın kilometre taşlarından birisidir ve baba phantom takma adını da sonuna kadar hak etmektedir. Fakat bu uçak sizlerin de bildiği gibi, 1950’li yıllarda tasarlanmış ve 30 aralık 1960 tarihinde hizmete girmiştir. yaklaşık olarak 60 yıldır uçmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte hemen hemen her modeli modernize edilmiştir. Şimdi biraz bu konudan bahsetmek istiyorum. 1960’lı yıllarda, yarı aktif radar güdümlü havadan havaya füzeler yeni kullanılmaya başlanmıştı ve o dönem için askeri anlamda tam bir devrim olarak görülmekteydiler. Hem o dönemin, hem de tüm zamanların en gelişmiş yarı aktif radar güdümlü havadan havaya füzesi olan Aim-7 Sparrow füzeleri, Phantom uçağı ile birlikte tanıtılmışlardır. Hatta daha doğru söylemek gerekirse, F-4 Phantom uçağı, Sparrow füzesi üzerine inşa edilmiş bir uçaktır diyebiliriz.

O zamanların hava savaşı doktrinlerine göre, artık füzeler çağı başlamıştır ve uçakların artık eskisi gibi it dalaşı yapmasına gerek yoktur. Bu sebeple, F-4 Phantom uçağının ilk modellerine dahili makinalı top bile takılmamıştır. İt dalaşı yapmaya gerek olmadığı için, kanatlara slat bile konmamıştır. Vinetnam savaşında yaşanılan çok acı tecrübeler neticesinde, bunun feci derecede yanlış bir karar olduğu görülmüş ve dahili makinalı top ile slat eklenmiş F-4E modeli doğmuştur. Bu feci tecrübe ile, F-15 ve F-16 uçaklarının derhal tasarımının başlanmasına da ayrıca karar verilmiştir. Bunları zaten Muharebe Tarihi Facebook grubunda canlı yayınımızda anlatmıştık.
Zaman içinde gelişen teknoloji ile birlikte F-4 uçakları da modernizasyonlara tabi tutulmuşlardır. Bunlardan konumuz ile alakalı olanlarını anlatmak istiyorum.

Havadan havaya füzeler, zamanla gelişmiş ve tam aktif radar güdümlü havadan havaya füzeler çıkmıştır. Bu füzelerin en gelişmişi kuşkusuz Aim 120 Amraam C7 füzesidir. Benzer anlamda, havadan yere yapılacak olan saldırılar için de, modern seyir füzeleri çağı başlamıştır. Buna örnek olarak da, sadece Türkiye ve İsrail F-4’leri tarafından atılabilen Popeye füzeleri gösterilebilir. Ama fabrika çıkışlı F-4 Phantom uçaklarının Amraam ve Popeye füzesi atma yetenekleri yoktur. Dünyada sadece Yunanistan ve Almanya F-4’lerini modernize ederek Amraam füzesi atabilir hale getirmiştir. Türkiye de kendi Phantomlarını havadan yere saldıracak şekilde modernize etmiş ve modern Popeye seyir füzesi atabilecek hale getirmiştir. Bu anlamda Türk F-4’lerinden Sparrow fırlatma yeteneği silinmiştir. Burada yanlış anlaşılma olmasın lütfen. Ben modernize edilerek terminatör haline dönüştürülen Türk Phantomlarından bahsediyorum. Modernize edilmeyenler orjinal halleri ile kalmışlardır.
Şimdi gelelim, bir F-4, bir F-16’yı Amraam ile vurabilir mi sorusuna…

Bu çok karmaşık bir soru aslında. Eğer bir F-16, yolcu uçağı gibi dümdüz ve hiç bir önlem almadan uçuyorsa evet vurabilir. Ama F-16’nın sahip olduğu modern jammerlar ve diğer önleme sistemleri bu olasılığı minimuma indirmiştir. Ayrıca gerçek bir savaşta, hava üstünlüğü ele geçirilmeden, hiç bir ülke kendi uçağını düşmanın Amraam tehdidinin olduğu bir hava sahasında tek başına düşmana yem sunar gibi uçurmayacağını da unutmayın lütfen. Örnek olarak muhtemel bir Türk-Yunan hava savaşında, Türk hava kuvvetlerinin elinde bulunan ultra modern Barış Kartalı isimli erken uyarı ve elektronik karıştırma yapan Awacs uçakları sayesinde, bizim F-16’larımız, Barış Kartalı uçaklarımız ile data link üzerinden bağlantı kurup, kendi radarlarını bile açmadan, Barış kartalının radarını kullanarak, Yunan F-4’lerinin menziline girmeden, çok uzaktan Yunan uçaklarını vurabilir. Tıpkı Suriye’de düşürdüğümüz Rus uçağına yaptığımız gibi. Sloganda dediği gibi:
“Türk Hava Kuvvetleri… Çağı ile yarışıyor…”

Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.
Levent Özgül

Levent Özgül

Elektrik mühendisiyim. Akışkanlar mekaniği ile ilgili Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylanmış iki adet patentim var. Ağır sanayi sektöründeyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Polonya’da Çekilmiş Bir Savaş Fotoğrafının Acı Hikayesi

Bir Savaş Uçağından Daha Fazlası: F-104’lerin Tarihsel Serüveni