Savaştan Bir Portre: Rudolf von Ribbentrop

Savaştan Bir Portre: Alman Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop’un Oğlu Rudolf von Ribbentrop

Rudolf von Ribbentrop, Nazi Almanyası’nda 1938-1945 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Joachim von Ribbentrop’un oğlu olarak 1921 yılında Wiesbaden şehrinde dünyaya geldi. Joachim von Ribbentrop 1928 yılında Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi ile temas kurana kadar Avrupa ve Amerika’da çeşitli faaliyetler yürütmüş bir iş adamıydı. Zaman içerisinde partideki etkinliğini artıran Joachim von Ribbentrop 1936’da Britanya Krallığı büyükelçiliğine atandı, 1938 yılında ise Almanya Dışişleri Bakanı oldu. 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’ya saldırmasıyla savaş başladı ve diğer bir çok Nazi bürokratının ve komutanının çocukları gibi Joachim von Ribbentrop’un oğlu Rudolf von Ribbentrop da orduya gönüllü olarak katıldı.

Joachim von Ribbentrop dışişleri bakanı olmadan önce 1936 yılında İngiltere’ye büyükelçi olarak atanmış, bu nedenle ailesiyle birlikte bir süre Londra’da bulunmuştu. Bu sırada Rudolf von Ribbentrop Londra’da bulunan Westminster Okulu’na devam etmişti. Fotoğraf bu döneme ait.

Rudolf von Ribbentrop Eylül 1939’da acemi olarak Münih’de konuşlanmış olan ve yedek olarak tutulan SS Piyade Alayı “Deutschland”a dahil edildi. Bir ay sonra, Ekim 1939’da Çekoslavakya’ya sevk edildi ve gönüllü olarak 11. Bölük bünyesine dahil oldu. Rudolf von Ribbentrop bu birlikle Batı Cephesi boyunca sürdürülen harekatlarda yer aldı. Başarılarından dolayı 2. Sınıf Demir Haç Madalyası aldı, rütbesi “Sturmann”a (SS içerisinde onbaşı rütbesi) yükseltildi ve ilk kez bu cephedeki çarpışmalar sırasında yaralandı.

Alman ordusu Batı’da zafer kazanarak cepheyi kapattıktan sonra Rudolf von Ribbentrop takım komutanı olarak eğitilmek üzere Braunschweig’de bulunan “SS-Junkerschule”ye yollandı. 20 Nisan 1941 tarihinde eğitimini tamamladı ve “Untersturmführer” (SS içerisinde teğmen rütbesi) oldu. “Nord” keşif taburunun 1. Bölüğüne bağlı bir takımın komutanlığın atandı. Rusya’nın işgali sırasında Rudolf von Ribbentrop’un bağlı olduğu “SS-Kampfgruppe Nord” Finlandiya’ya yollandı. Ribbentrop burada gösterdiği başarılarla birliği içerisinde öne çıkan bir asker oldu ve 4. Sınıf Fin Özgürlük Nişanı kazandı. 2 Eylül 1941’de sol ön kolundan ikinci kez yaralandı ve Hohenlychen’de bulunan SS hastanesinde Şubat 1942’ye kadar tedavi gördü. Tedavisinin ardından 1. SS Tümeni “Leibstandarte Adolf Hitler”e bağlı olarak yeni oluşturulan zırhlı alaya dahil oldu.

Rudolf von Ribbentrop’un 1941 yılında eğitimini tamamlayıp “Untersturmführer” (SS içerisinde teğmen rütbesi) olduktan sonra çekilen bir fotoğrafı.

3. Bölüğe bağlı bir müfrezenin komutası verilen Ribbentrop kısa bir süre alay emir subayı olarak görev yaptıktan sonra 1. SS Tümeni “Leibstandarte Adolf Hitler”in zırhlı alayının 2. Tabur, 6. Bölüğüne bağlı bir müfrezenin liderliğine atandı. Alman kuvvetleri Harkov’dan çekilirken müfrezesiyle birlikte çatışmalara girdi ve üçüncü kez yaralandı. Ribbentrop bu sefer sağ kürek kemiği hizasından ve sol omzundan vurulmuştu, ayrıca akciğerinde de hafif bir rahatsızlık nüksetmişti.

Ribbentrop 1 Mart 1943 tarihinde Harkov’un yeniden ele geçirilmesi için başlatılan harekatta bu sefer doğrudan 7. Bölük komutanlığına atanmıştı. Harkov ele geçirildikten sonra 1 ay kadar alay emir subayı olarak görev yaptı, daha sonra SS birlikleri için Luftwaffe personeli yetiştirmekle görevlendirildi. 15 Haziran 1943 tarihinde ise 6. Bölük komutanlığına getirildi ve böylece tekrar sahaya döndü. 20 Temmuz 1943 tarihinde savaş alanında gösterdiği kişisel cesareti sonrası Şövalye Haçı kazandı.

1 Ağustos 1943 tarihinde yeni oluşturulan 12. SS Panzer Tümeni “Hitlerjugend” bünyesinde astsubay yetiştirmekle görevlendirildi. Dört ay sonra 12. SS Tümeni “Hitlerjugend”in zırhlı alayının 1. Tabur, 3. Bölük komutanlığına atandı. 3 Haziran 1944 tarihinde birliğiyle bir eğitim icra ettikten sonra Fransa, Le Neubourg’a dönerken içerisinde bulunduğu otomobile bir Spitfire saldırdı ve dördünce kez yaralandı. Fakat bu sefer hafif yaralanmıştı ve kısa süre sonra, 9 Haziran’da birliğinin başına döndü. Normandiya Çıkarması sonrası yaşanan çarpışmaların ardından Rudolf von Ribbentrop Altın Alman Haçı ve  Tank Taarruz Nişanı kazandı. Alman birlikleri Falaise’den çekilirken Rubbentrop 12. SS Tümeni “Hitlerjugend”de alay emir subaylığı yaptı. Ardenler Taarruzu sırasında da bu görevini sürdürecekti.

Rudolf von Ribbentrop’un 1944 baharında Fransa’da çekilmiş bir fotoğrafı. “Oberstrumführer” rütbesi (SS içerisinde üsteğmen rütbesi) görülüyor.

20 Aralık 1944 tarihinde Rubbentrop yakınına düşen bir top mermisinden saçılan şarapnelin ağzına isabet etmesiyle beşinci ve son kez yaralandı. Bunun üzerine Altın Yaralanma Nişanı’na layık görüldü. Kısa süre sonra tekrar savaşa alanına döndü ve 12. SS Tümeni “Hitlerjugend”in zırhlı alayının 1. Tank Taburu’nun komutanlığına atandı. Savaşın sonuna kadar bu birliği komuta eden Ribbentrop 8 Mayıs 1945 tarihinde Amerikan kuvvetlerine teslim oldu.

Rudolf von Ribbentrop 30 Ocak 1945 tarihinde “Hauptstrumführer” rütbesine (SS içerisinde yüzbaşı rütbesi) yükseldi ve bu rütbede savaşı tamamladı.

Rudolf von Ribbentrop’un babası, 1938-1945 arasında Alman Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Joachim von Ribbentrop ise Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi tarafından insanlığa karşı işlediği suçlar gerekçe gösterilerek idam cezasına çarptırıldı. 16 Ekim 1946 tarihinde bu ceza infaz edildi.

Joachim von Ribbentrop, Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırılan ilk Nazi yetkililerinden biriydi.

Rudolf von Ribbentrop Fransa’da, Finlandiya’da ve Rusya’da defalarca yaralandı, çarpışmalarda nice düşmanını öldürdü ve komuta ettiği nice askerini kaybetti. Savaş sona erdiğinde geriye tamamen yerle bir olmuş ve iki ayrı parçaya bölünmüş bir ana vatanı vardı. Savaş sırasında sevdiği insanlardan kaybettikleri olmuştu. Babasının idama giden yargılanma sürecini çaresizlik içinde takip etmişti. Genç yaşında yaşadığı bunca ağır olumsuzluğa rağmen Rudolf von Ribbentrop hayata tutunmayı başardı, bugün 97 yaşında bir savaş gazisi olarak yaşamını sürdürüyor.

Kaynaklar

  • Kurowski, Franz (2004). Panzer Aces: German Tank Commanders in World War II
  • Shirer, William (2003). Nazi İmparatorluğu
  • www.ibiblio.org
Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Katyuşa’nın Tarih Sahnesine Çıkışı

Compressor Stall ve Compressor Surge Arızaları