Rosselsprung Operasyonu – PQ 17 Konvoy Saldırısı

Konvoy Hareketlerinin Arka Planı

1941 yazında Nazi Almanya’sı durdurulamayan bir güce dönüşmüş ve nihayet yönünü Sovyetler Birliği’ne çevirmişti. Sovyet-Alman Saldırmazlık Paktı bozulmuş ve Almanya, Sovyetler Birliği topraklarında ilerlemeye başlamıştı. Artık Müttefikler için Sovyetler Birliği’nin Almanya’ya karşı verdiği savaşta desteklenmesi gerekiyordu. Sovyetler Birliği’nin yenilmesi demek, Avrupa’da her şeyin kaybedilmesi anlamına geliyordu. Esasında bunun iki önemli nedeni vardır;

  • Alman Orduları’nı yenebilecek tek gücün Kızıl Ordu olarak görülmesi.
  • Stalin’in savaştan vazgeçip Almanya ile barış yapma, daha kötüsü koşulsuz teslim olma ihtimali.

Bu bakımdan ilk temas, 30 Temmuz 1941’de Rus lider Joseph Stalin ve ABD Cumhurbaşkanı temsilcisi Harry Hopkins arasında gerçekleşti. Görüşmenin ardından Hopkins gazetecilere; Başkan Roosevelt’in Rus liderin ülkesini Alman işgaline karşı savunmasına duyduğu hayranlığı ve Sovyetler’in her konuda desteklenip takviye edileceğini (Bkz. Lend-Lease) bildirdi. Stalin ise; kendine duyulan bu güveni boşa çıkartmayacağını açıkladı. Ertesi gün tekrar bir araya gelindi ve görüşme sonrası Hopkins açıklamasında Hitler’in yenileceğini bir kez daha anladığını söyledi. Temaslarını gerçekleştiren temsilci 1 Eylül günü Rusya’dan ayrılarak Londra’ya döndü. Sadece 15 gün sonra Churchill ve Roosevelt tarafından imzalanan ortak bir bildiri Stalin’e ulaştı. Bildiride, Moskova’da yapılması istenen bir konferans talep ediliyordu. Stalin bu isteği hemen kabul etti.

“Yoldaş Stalin, Amerikan Büyükelçisi ve İngiliz Büyükelçisi’nden Sovyetler Birliği ve Sovyet Hükümetinin halklarına yardım etmeye hazır oldukları için yürekten teşekkür etmelerini rica etti. SSCB, Hitler Almanya’sına karşı kurtuluş savaşında.” -Moskova Radyosu

29 Eylül – 1Ekim 1941 tarihlerinde yapılan konferansta Sovyetler’e diğer yardımların haricinde ayda 400 uçak, 500 tank ve 10.000 kamyon vaat etti. Bu malzemeleri taşımanın en kısa yolu, Kuzey Burnu çevresinden, Arktik üzerinden Murmansk ve Arkhangelsk limanlarına ulaşmaktı. Anlaşmaya göre Amerikan ve İngiliz limanlarından yapılacak yardımları, Sovyet ticaret gemileri alacaktı. Fakat Rusya, elinde ticaret gemisi olmadığından ilerleyen dönemlerde yardımlar çoğunlukla Müttefik ticaret gemileri ile taşınmaya başladı. İlk sevkiyat Ağustos 1941’de İngiltere’den yola çıkan ve Dervish Operasyonu olarak bilinen konvoy ile başladı. İlk seri konvoylar İngiltere-Rusya arasında PQ, Rusya-İngiltere arasında ise QP olarak kodlandı. Kuzey Kutbu konvoylarının savunması Kraliyet Donanmasının sorumluluğunda olmasına rağmen, ABD, Amiral Ernest King komutasında, İngilizleri desteklemek için uçak gemisi USS Wasp ve savaş gemisi USS Washington da katıldığı Görev Gücü 39’u tayin etti. 1942 baharına kadar 12 konvoy, toplamda 103 gemi ile nakliyat sürdü. Bu seferlerde sadece 1 gemi kaybedildi. Bu, Müttefikler açısından beklenmeyen bir başarıdır. Çünkü Norveç iki yıldır Alman işgali altındadır ve Kuzey’deki hava ve deniz sahasına hâkim duruma gelmiştir.

Alman ve Müttefik Tedbirleri

1942 baharından sonra rota üzerinde Alman tehdidi artmaya başladı. Almanya en ağır silahlarıyla bu akışı kesmeye kararlıydı. 1941 sonlarında Kriegsmarine, hem konvoy yollarını kesmek, hem de Britanya’nın olası Norveç işgalini engelleme çabalarına karşı koymak için deniz gücünü Norveç’te toplamaya başlamıştı. Ocak ayında DKM Tirpitz, 4 muhriple birlikte, Almanya’nın Kiel şehrindeki Wilhelmshaven Deniz Üssü’nden Norveç’in Trondheim şehrine geçti. Şubat ayında DKM Admiral Scheer, Mart ayında ise DKM Admiral Hipper Norveç’e geldi. Zaman zaman Arktik sularında ava çıkan savaş gemileri DKM Scharnhorst, DKM Gneisenau ve ağır kruvazör DKM Prinz Eugen Müttefik hava saldırılarında hasar alarak onarım için geri dönmüşlerdi. Mart ayında PQ 16 konvoyu ağır bir saldırıya uğradı ve konvoydaki 30 gemiden 9’u batırıldı ya da yüzemez duruma geldi.

Almanların Norveç sahilleri boyunca üsleri vardı. Akın yapacak gemiler hazır olmasa bile, Müttefik konvoylarına denizaltı ve hava saldırıları yapılabiliyordu. Yeteri kadar koruması olmayan konvoylara hızlı ve ağır darbeler vurulması mümkündü.

1942’nin Haziran ayında İngiliz deniz istihbarat birimi, Almanların “Unternehmen Rösselsprung” koduyla Bear Adası’nın doğusunda, Rusya’ya gidecek bir sonraki konvoya saldırı hazırlığı içerisinde olduğunu rapor etti. Böyle bir karşılaşmada Almanlar, Norveç kıyılarına yakın yerlerde hava desteği alacak, denizaltılar ile takviye edilmiş yüzey muharip gemileri olacaktı. Müttefikler ise üslerinden binlerce mil uzakta, hava desteksiz, yakıt konusunda sıkıntılı, hasarlı gemileri limanlarına kadar korumak zorunda kalacaklardı. 27 Haziran günü İngiliz Amiralliği bir talimat yayınladı. Buna göre; eskort gemileri gerekli durumlarda en yakın Müttefik üssüne çekilebilirdi. Böylece düşman gemilerinin saldırılarının ertelenmesi sağlanabilirdi. Ayrıca aynı talimata göre Müttefik konvoyunun güvenliğini Bear Adaları’nın Batısında Müttefik muharip gemileri, Doğusunda ise Müttefik denizaltıları sağlayacaktı. Konvoya uzaktan koruma sağlayacak 1. Kruvazör Filosu hiçbir sebeple 25° Doğu’nun ötesine geçmeyecekti.

PQ 17 Konvoyu ve yakın koruma eskort gemileri.

Müttefikler PQ 17 Konvoyunu gizlemek için çok yoğun çaba sarf etmeye kararlıydı. Yapılan plana göre Scapa Flow’da Alman keşiflerinde görülmesi için sahte bir konvoy hazırlanacaktı. Bu sahte konvoy, PQ 17 yola çıktığı günden itibaren 1 hafta boyunca Scapa Flow’da toplanacaktı. Planın bir diğer parçası ise Rusya’dan dönen QP 13 Konvoyu idi. 35 ticaret gemisi ve korumalarından oluşan bu boş konvoyun, Almanlar’ı farklı bir hedefe çekebilecek potansiyel olduğu düşünülmüştü. Bu yanıltma hareketleri dışında konvoya çok iyi planlanmış ve yapılandırılmış koruma gücü tahsis edildi. Tahsis edilen koruma gücü üçe ayrıldı.

  • Yakın Koruma Gücü (EG1-Escort Group 1)

Komodor Jack Broome komutasında; muhripler; HMS Keppel (Bayrak gemisi), HMS Fury, HMS Leamington, HMS Ledbury, HMS Offa ve HMS Wilton, hava savunma gemileri; HMS Palomares ve HMS Pozarica, korvetler; HMS Lotus, HMS Poppy, HMS Dianella, Fransız La Malouine, mayın tarayıcılar; HMS Halcyon, HMS Salamander ve HMS Britomart, anti-denizaltı trolleri HMT Lord Middleton, HMT Lord Austin, HMT Ayrshire ve HMT Northen.

  • Uzak Koruma Gücü 1 (CS1-Cruiser Squadron 1)

Amiral Louis Keppel Hamilton komutasında; kruvazörler; HMS Londra (Bayrak gemisi), HMS Norflok, USS Wichita ve USS Tuscaloosa, 4 muhrip.

  • Uzak Koruma Gücü 2 (HV-Heavy Covering)

Amiral John Tovey komutasında; savaş gemileri; HMS Duke of York (Bayrak gemisi), USS Washington, uçak gemisi; HMS Victorious, kruvazörler; HMS Cumberland, HMS Nigeria ve 9 muhrip.

USS Wichita ve PQ 17 Konvoyu. Hvalfjord, İzlanda – Haziran 1942

Narvik Koşusu

PQ 17 Konvoyu, 27 Haziran günü Komodor John Dowding komutasında İzlanda’nın Hvalfjord şehrinden yola çıktı. Konvoyda 34 ticaret gemisi haricinde, muhripler için yakıt ikmal tankeri ve 3 kurtarma gemisi vardı. Konvoy Sovyetler Birliği için hayati öneme sahip donanım taşıyordu. Yakın koruma gücüne ayrıca 2 denizaltı verildi. Rotada yoğun buz kütlesi olduğundan ancak Barrents Denizi’nde mümkün olan rotayla Bear Adası’nın Kuzey’inden geçilecekti. Yaz mevsimi, Kuzey’e doğru açılmaya olanak sağlıyordu. Bu da, bu zamana kadarki en uzun mesafe anlamına geliyordu. PQ 17 Konvoyu olabildiğince Kuzey’e gitmeliydi. Çünkü Alman saldırı ihtimali artmıştı. Alman keşif kuvvetlerine yakalanmamak çok önemliydi. Konvoyun nihai varış noktası Arkhangelsk Limanı’ydı. Çünkü Nurmansk Limanı yoğun hava baskınlarından dolayı kullanılamaz hale gelmişti. PQ 17’nin yolculuğu talihsizlik ile başladı. Limanın hemen dışında bir gemi tahrik sistemindeki arıza nedeniyle yola devam edemeyip limana döndü. SS Exford da yola çıkılan tarihte buza çarparak yola devam edemeyecek şekilde hasarlandı. Konvoy, ertesi gün Danimarka Boğazı’nı geçerken su yüzeyinde sürüklenen buz kütleleriyle karşılaştı.  İki ticaret gemisi ciddi hasar alarak Hvalfjord’a döndü. Buza çarpan gemilerden biri olan yakıt tankeri RFA Gray Ranger’deki hasar hızını 8 Knot’a düşürmüştü. Şiddetli havada riske girebileceği endişesiyle, Jan Mayen Adası’ndaki RFA Aldersdale ile değiştirilmesi istendi.

Alman hava keşfine yakalanan PQ 17 Konvoyu.

Scapa Flow’da toplanmaya başlayan sahte konvoy gemileri, Alman hava keşiflerinin farklı noktaya kayması sebebiyle 1 Temmuz’a kadar fark edilmedi. Rusya’dan geri dönen QP 13 Konvoyu ise, 30 Haziran ve 2 Temmuz günü Alman keşif uçakları tarafından raporlandı. Ancak Almanlar bu gemiler ile ilgilenmiyorlardı. Onlar için önemli olan Rusya’ya giden dolu gemilerdi. Bu yüzden QP 13’ü sadece kısa bir takip ile göz hapsinde tuttular. Hamilton’un 1. Kruvazör Filosu, 30 Haziran gece yarısı İzlanda’nın Seidisfjord Kasabası açıklarından demir aldı, 2 Temmuz günü PQ 17’nin Kuzey’ini koruyacak konuma gelmişti. İlk günler hava muhalefeti sebebiyle Luftwaffe keşif yapamadı. Kriegsmarine ise konvoyun İzlanda’da olduğundan şüphe ediyordu. Bu bölgede radyo trafiği birden kesilmiş, Kuzey Burnu’nda ise artmıştı. Amiral Hubert Schmundt, U-Bot Buz Şeytanı Filosu’nu uyardı ve bir eylem hattı oluşturmalarını, iki denizaltıyı ön keşfe çıkarmalarını istedi. Alman U-456 denizaltısı açık denize ulaşan PQ 17 Konvoyu’nu ilk tespit eden gemi oldu. Sadece sis içinde kısa bir süre kaybedene kadar takip etti. Rosselsprung Operasyonu’nun ilk aşaması başlamıştı. Keşfe ertesi gün 1 Temmuz’da Luftwaffe’ye bağlı BV 138 deniz keşif uçakları katıldı. Artık PQ 17 açığa çıkmıştı. Aynı gün Amiral John Tovey’in görev gücü de uçaklarca tespit edildi. İlk saldırı için 2 Temmuz saat 06:15’de 9 adet He 115 torpil uçağı havalandı. İlk dalga başarısız oldu. Konvoya eşlik eden yakın koruma gemileri sert bir karşılık verdi. Şiddetli ateş altında saldırı filo komutanın uçağı düşürüldü. Uçaklardan biri cesurca düşen uçağın yanına inerek üç mürettebatı kurtardı. Yoğun ateş altında yapılan bu hamle konvoydaki denizcilerin bile takdirini almıştı.

Tirpitz Nerede?

Aynı günün akşamında, RAF bir hava keşfi istedi. Keşif uçakları Trondheim ve Narvik limanlarının boş olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Amirallik, Tovey’e; DKM Tirpitz, DKM Admiral Hipper, DKM Admiral Scheer ve DKM Lützow’un denize açıldığını duyurdu. Tirpitz çok tehlikeli bir gemiydi. Henüz hiçbir gemi ile çatışmaya girmemişti. Ancak Bismarck sınıfının gücü acı bir tecrübeyle sabitti. Ayrıca koruma kruvazörleri bile çok güçlüydü; Deutschland sınıfı uzun menzilli toplara, Admiral Hipper sınıfı ileri teknoloji sonara ve gelişmiş mesafe buluculara sahiptiler. Üstelik bu gemilere eşlik eden muhrip sayısı belirsizdi. Gece yapılan devriye uçuşlarında armada bulunamadı. Tirpitz neredeydi? 3 Temmuz günü Hamilton’un filosu uçaklar tarafından görüldü. İlerleyen saatlerde Hamilton rotasını değiştirip, konvoy kesişme yolundan çıkarak Bear Adası’nın Kuzeybatı’sındaki noktaya ulaşmak için daha da Kuzey’e yöneldi. Tovey ise filosunu Bear Adası çevresinde daha iyi bir koruma sağlayacağı konuma ayarlamaya çalışıyordu. Her iki koruma gücü ve konvoy tespit edilmişti. Durum kritik bir hale gelmiş, güçlü Alman filosunun nerede olduğu tespit edilememişti. 3 Temmuz sabahı PQ 17, U-boat saldırı hattına giriyordu. Eskort gemilerinin dikkati ve kötü hava şartları Almanlar için bir saldırı yapmayı imkânsız hale getirmişti fakat arkalarından takibe devam ettiler. Konvoyun durumunu sürekli rapor ederek av için uygun anın oluşmasını sağlayacaklardı. Konvoydaki radyo operatörleri Lord Haw Haw’ın yayınını dinliyorlardı. Lord Haw Haw, ertesi gün 4 Temmuz Kurtuluş Günü için tüm Amerikalı denizcilere havai fişek gösterisi sözü verdi. Bu söz gerçekleşmek üzereydi.

Bismarck sınıfı Alman savaş gemisi DKM Tirpitz.

Av Başlıyor

4 Temmuz sabahı yoğun sis vardı. Bu sis saldırıya katılan Alman uçaklarının gemileri görmesini engelliyordu. Sonunda bir torpil uçağı sis bulutunun altına inmeye cesaret etti. Görüş mesafesi açılınca PQ 17’yi tespit etti. Saldırı pozisyonu alarak torpilini suya bıraktı. USS Wainwright’ın uçaksavar ateşi istediği gibi nişan almasını engelledi. Dış hatta odaklandığı iki geminin (SS Carlton-SS Samuel Chase) arasından geçen torpil, bir sonraki hattın lider gemisi Liberty sınıfı SS Christopher Newport’u vurdu. Gemide büyük bir delik açıldı. Hızla su aldı ve makineleri aniden durdu. Gemi için yapılacak bir şey yoktu. İki kurtarma filikası suya indirildi. Kurtarma römorkörü Zamelek, mürettebatı kurtarmak için faaliyete başladı. Diğer uçaklar saldırı yapmadan üslerine döndü. Terk edilen SS Christopher Newport, U-457 tarafından son bir darbe ile batırıldı. Sabah 08:00’da konvoydaki tüm Amerikan gemileri, yıpranmış bayraklarını indirip, direklerine yepyeni ulus bayraklarını çekmeye başladı. 12:30’da Amirallik; Amiral Tovey’den aksi bir emir almadıkça, Amiral Hamilton’nın 25° Doğu’ya gitmesine izin verdi. Bir önceki talimat tersine çevrildi. Tovey, Tirpitz ile karşılaşmama garantisi veremediği için Hamilton’a erken hareketinden vazgeçip geri çekilmesini emretti.

Kiel’deki Kuzey Deniz Donanma Grubu Komutanı Amiral Rolf Carls için karar günü geldi.  Müttefik ağır gemi kuvvetlerinin nerede olduğunu ve özellikle uçak gemilerinin yerini bilmek istiyordu.  Luftwaffe onları kesin olarak bulamazsa, en azından düşmanın ağır yüzey gemilerinin, çatışmanın amaçlandığı alanın yakınında olmadığından emin olmalıydı. 13:00 civarında, U-bot izcilerinden biri yanlışlıkla Amiral Hamilton’un kruvazör kuvvetinin bir savaş gemisi, iki kruvazör ve üç muhrip içerdiğini bildirdi. Amiral Rolf Carls, Rosselsprung Harekâtı’nı beklemeye aldı. Luftwaffe, böyle bir kısıtlama altında olmadığından, 5. Hava Kuvvetleri Komutanı General Hans-Jurgen Stumpff, Donanmanın koordineli bir harekâta katılmasını artık bekleyemeyeceğine karar verdi.  Daha fazla gecikme, Konvoy PQ 17’yi etkin menzil dışında bırakacaktı. 1. Filo’dan KG 26 bilgilendirildi ve saldırıya hazır hale gelmesi için uçaklar yüklenmeye başlandı. Saat 18:00’dan kısa bir süre sonra 23 adet Heinkel 111T havalanmıştı. Saldırı planlarına göre Ju-88’ler düşman uçaksavar ateşini üstüne çekecek, hava savunması yapan gemilere saldıracaktı. He-111’ler ise savunmasız ticaret gemilerini vuracaktı. Alman uçakları tam olarak planlandığı gibi olmasa da saat 20:00’da saldırdı. He-111’ler, Ju-88’lerin saldırısı henüz bitmediği için sert bir hava savunmasıyla karşılaştı. Tüm silahlar saldırıya geçen He-111’lere yöneldi. Yine de Almanlar üç gemiye isabet kaydetti:  SS William Hooper, SS Navarino ve Sovyet tankeri Azerbaycan. İsabet alan üç gemiyi kurtarmak için konvoydaki kurtarma gemileri harekete geçti. SS Navarino batarken diğer iki geminin de durumu iyi değildi. Konvoyu gizlice takip eden U-botlardan ikisi de hava saldırısı sırasında torpidoları ateşlemişti ama hepsi hedefini kaçırmıştı.

Heinkel He-111T torpil bombardıman uçağı.

İlerleyen saatlerde Sovyet ticaret gemisi Azerbaycan, komodor Dowding’e yangının söndürüldüğünü ve hız yapabilecek düzeyde tamir edildiğini bildirdi. Kurtarma gemileri, hasarlı gemileri çekerse konvoyun hız kaybedeceğini bildirdi. Azerbaycan tankeri kendi başına yüzebilirdi ama SS William Hooper aşırı su almıştı. SS William Hooper kötü durumdaydı ve eskort destroyer tarafından batırılması amacıyla ateş açıldı. Fakat gemi batmadığı için terk edildi. U-334 terk edilen gemiyi 23.03’de iki torpille batırdı.

Konvoy Dağılıyor

Whitehall Sarayı çok kötü bir kararsızlık içindeydi. İstihbarat Dairesi, DKM Tirpitz ve DKM Admiral Scheer’in demirde olduğunu ya da denize açıldığını net bir şekilde teyit edemiyordu. Almanları bulmakla görevli Amiral Norman Egbert Denning, Amiral Pound’a; Alman gemileri limanda olsa bile artık yola çıkacak duruma gelmiş olma ihtimalinden bahsetti. Pound daha sonra karar vermek için personeli ile birlikte ofisine döndü. Her subayın fikrini dinledi ve verdiği kararda emindi. Alman savaş gemileri kesin olarak konumlandırılamadı. Bu yüzden en kötü durum varsayılarak karar alındı.  Uzak korumadaki 1. Kruvazör Filosu ve yakın koruma eskort gemilerinin konvoydan ayrılmamaları için iyi bir neden göremiyordu. Bu durumda kruvazörlerin geri çekilmesi gerekiyordu çünkü ağır silahlı Alman gemilerine karşı şansları yoktu. Tirpitz, konvoyu yakalarsa tek başına bile tüm gemileri batırabilirdi. Bu, fıçı içinde balık tutmaktan farksızdı.

18:58’de durum değerlendirmesi ve yeni emirler için hazır olması Amiral Hamilton’a konvoyla kalması bildirilmişti. Saatler 21:11’i gösterdiğinde bu sefer Amirallikten gelen telsiz mesajları konvoy gemilerinde şok etkisi yaratmıştı. Gelen telsiz mesajları tüm herkesi dehşete düşürdü. İngiliz Amiralliği, konvoy gemilerinin terk edilmesini emrediyordu.

21:11 – Tüm kruvazörler hızlı bir şekilde Batı’ya çekilsin.

21:23 – Düşman gemi tehditi nedeniyle eskortlar konvoydan ayrılacak. Nakliye gemileri Rus limanına ilerleyecek.

21:36 – Konvoydan ayrılın.

PQ 17 Konvoyundan bir ticaret gemisinin batışı.

Mesajları alan Hamilton, Alman gemilerinin peşlerinde olduğunu düşündü. Bunun başka bir açıklaması olamazdı. Gurur duydukları ve günlerce korudukları konvoy artık kendi başlarına kalacaktı. Amirallikten gelen emir kesindi. Hopen Adacığı’nın Doğu’sunda, konvoydan ayrılmaya başladılar. Tirpitz gibi bir tehdit ile başa çıkamazlardı. Ama Whitehall’de durumu değerlendiren Amiralliğin bilmediği şey, o saatlerde Alman gemilerinin Altenfjord’da demirli olmasıydı. DKM Tirpitz’e bayrağını çeken Amiral Otto Schienwind, bağlı olduğu Kiel’deki Kuzey Deniz Donanma Grubu Komutanı Amiral Rolf Carls’dan talimat gelmesini bekliyordu. Carls ise Berlin’deki Amiral Erich Reader’den izin bekliyordu. Bütün emir komuta zinciri, düşman koruma unsurları içerisinde savaş gemisi varlığının tam olarak teyit edilmesini bekliyordu. Böylece Tirpitz gibi değerli bir gemi tehlikeye atılmadan düşman unsurlara saldırılabilirdi. Alman komutası bu durum netleşmeden risk almak istemedi ve harekâtı beklettiler.

Hamilton, konvoy eskortlarına acilen ayrılıp, kendi görev gücüne katılmalarını emretti. Gelen emirde ticaret gemileri için bir direktif yoktu. Ticaret gemileri, anti-denizaltı trolleri, kurtarıcılar ve tarama gemileri ise Rus limanına ilerleyecekti. İngiliz Amiralliğinden gelen emir çok açıktı.

“İnanmayacaksınız ama…”

U-botlar ve devriye gezen Alman uçakları neler olduğuna inanamıyordu. Amiral Schmundt da inanamazdı. 5 Temmuz günü, gece 01:00’da koruma gemilerinin konvoyu terk ettiği teyit edildi. U-botlara yakaladıkları her fırsatta korumasız kalan gemilere saldırmasını emretti. Amiral, kahvaltıdan önce iki geminin Buz Şeytanları tarafından batırıldığını diğerlerinin de ava devam ettiğini öğrendi. Kiel’e Müttefik kruvazör kuvvetlerinin batıya doğru çekildiği haberi geldiğinde Amiral Carls, Rosselsprung Operasyonu için savaş gemilerine “hazır olun” talimatı verdi. Sabah keşif raporunda operasyon alanında Müttefik ağır gemisi olmadığı bildirildiğinde, operasyonun devam etmesi için Hitler’in onayı alındı.

U-255 denizaltısı, el koyup batırdığı SS Paulus Potter’in bayrağı ile üssüne dönüyor.

Amiral Schienwind, emri altındaki Tirpitz, Admiral Hipper, Admiral Scheer ve 8 muhrip ile birlikte 5 Temmuz 1942 günü saat 14:45’de yola çıktı. Saat 16:30’da açık denize çıkan Alman filosu, Kuzeydoğu’daki dağınık ve çaresiz ticaret gemilerini avlamaya hazırdı. Aynı saatte Luftwaffe’ye bağlı 5. Hava Gücü, elindeki her şeyi uçurdu. Av büyük olacaktı ve her birim bundan faydalanmak istiyordu. Ne gemilere, ne de uçaklara karşı hiçbir tehdit yoktu.

17:15’de Kuzey Burnu’nu geçen Alman filosu, devriye gezen Rus denizaltısı tarafından raporlandı. Daha sonra bir İngiliz denizaltısı da Tirpitz’in yerini bildirdi. Artık Berlin savaş gemilerinin yerinin öğrenildiğini biliyordu. Çünkü ilk defa Alman dinlemesi, Müttefik telsizlerini yakalamıştı. Duruma göre; İngiliz Anayurt Filosu, Amiral Schienwind’in dönüş yolunu kesmeye hazırlanıyordu. Bu rapor Amiral Reader’e verildiğinde, durumu değerlendirip 1 saat sonra Rosselsprung’u iptal etti. Amiral Schienwind, emrindeki gemilerle istemeye istemeye Norveç’e geri döndü. Görünüşe göre zaten savaş gemilerine de gerek yoktu. Uçaklar ve U-botlar her gün gemi batırıyorlardı. Üstelik bazı denizaltılar, torpile gerek duymadan güverte topuyla tehdit ettikleri gemilere el koyuyor, mürettebatı esir alıp daha sonra gemiyi batırıyordu.

Korumasız kalan gemiler birer birer yakalanıp imha ediliyordu. 4-10 Temmuz arasındaki saldırılarda gemilerin 16’sı denizaltılar, 8’i uçaklar tarafından batırıldı. 4 Temmuz’daki ilk saldırıdan sonra konvoydan ayrılıp farklı bir güzergâh izleyen HMT Ayrshire liderliğindeki gemiler, SS Troubador, SS Ironclad ve SS Silver Sword için yolculuk bitmemişti. İzledikleri yolda kendilerine yardımcı olacak bir cep kitabından (TTWGPB) başka rehberleri yoktu. HMS Ayrshire komutanı Teğmen Leo Gradwell, hemen bir savunma planı uyguladı. SS Troubador’da beyaz boya yükü vardı. Tüm gemileri acilen beyaz boyattı. Güvertedeki tankları beyaz keten bezleriyle örttü. Bir süre bekledikten sonra artık Luftwaffe keşif uçaklarından kaçtıklarına emin olup yola çıktılar. Teğmenin yaptığı plan bu dört gemiyi hedeflerine ulaştırdı.

U-Boatlar tarafından batırılan gemiler.
Luftwaffe tarafından batırılan gemiler.

Kayıpların Etkileri

Yola çıkan 41 gemiden sadece 13’ü (24’ü battı, 4’ü yolda yaşadıkları sorunlardan dolayı geri döndü) limana ulaştı. 153 denizci hayatını kaybetti. Kayıp olarak yaklaşık 3.300 kamyon, 200 uçak, 435 muharebe tankı ve 100.000 tonluk diğer savaş malzemeleri; mühimmat, giyim, sağlık ve gıda maddeleri de vardı. 2. Dünya Savaşı’nda her iki taraf için açık denizlerdeki en büyük tek günlük gemi kaybı oldu. Operasyonda Luftwaffe 5 uçak kaybetti. PQ 17 saldırısı kısa vadede Sovyet-Müttefik ilişkilerini bozdu. Winston Churchill durumu, tüm savaş içindeki en melankolik olay şeklinde özetledi. Sovyetler Birliği, koruma gemilerinin geri çekilmelerine anlam veremedi. Konvoyu dağıtan Amiral Pound için soruşturma açıldı. Amiral Pound, olası bir çatışmada bölgede bulunan hiçbir geminin DKM Tirpitz’e karşı uzun süre dayanamayacağını itiraf etti. Zaten çatışmayı göze alacak miktarda yakıtları yoktu. HMT Ayrshire komutanı Teğmen Leo Gradwell, liderlik ettiği gemileri sağ salim limana ulaştırdığı için Üstün Hizmet Haçı ile ödüllendirildi.

Amiral Sir Dudley Pound
Aynı zamanda bir hakim olan Teğmen Leo Gradwell.

Almanların durumu yanlış yorumlaması da kayıpların azalmasına neden oldu. Eğer Tirpitz geri çağırılmasa, eskort gemileri dahil konvoyun tamamı imha edilebilirdi. Ayrıca buna uzak koruma görevindeki kruvazörler ve savaş gemilerinin de dâhil olması içten bile değildir. Amiral Pound endişelerinde haklıydı. Bir sonraki konvoy olan PQ 18’e çok ciddi bir koruma tahsis edildi. Alınan ders işe yaramıştı ve PQ 18 Konvoyu, Alman akıncılarına çok ciddi zayiat verdirdi. PQ 18’den sonra konvoy kodları değiştirildi. Bunun amacı PQ kod adının denizcilerde yarattığı hassasiyettir.

Genel rota ve batık pozisyonları.

KAYNAKLAR

DİPÇE

Lord Haw Haw: Alman Radyosu’ndan, İngilizce olarak Alman propaganda yayını yapan Amerikan asıllı William Joyce isimli siyasetçi. Üst düzey İngiliz aksanı ile “Almanya konuşuyor, Almanya konuşuyor” diyerek yayına başlardı.

Heinkel 111T: He-111 orta bombardıman uçağının 2 torpil taşıyabilen geliştirilmiş modeli.

Buz Şeytanları: Wolfpack Eisteufel, 21 Haziran – 12 Temmuz 1942 arasında faaliyet gösteren U-boat görev gücü.

Whitehall Sarayı: 1530 yılında inşa edilmiş İngiliz Kraliyet Sarayıdır. Yaşadığı yangınlardan sonra ayakta kalan kısmı 1938 yılında Savunma Bakanlığı’na tahsis edildi.

TTWGPB: The Times World Geographic Pocket Book

Content Protection by DMCA.com
The following two tabs change content below.
Avatar

Güngör Dağlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İber’in Son Haçlısı: Francisco Franco

Suikastler Silsilesi: Nemesis Terörü